Ticaret Hukuku
24 Haziran 20266 dakika okuma

Ayıp İhbarı Nedir? Süresi, Şartları ve Yargıtay Kararları Işığında Değerlendirme

Vural & Keskin & Yıldırım Hukuk Bürosu
Vural & Keskin & Yıldırım
Hukuk Bürosu
Ayıp İhbarı Nedir? Süresi, Şartları ve Yargıtay Kararları Işığında Değerlendirme

Ayıp İhbarı Nedir? Süresi, Şartları ve Yargıtay Kararları Işığında Değerlendirme

Ticari hayatta satılan malın sözleşmeye veya beklenen niteliklere uygun olmaması halinde alıcının sahip olduğu en önemli haklardan biri ayıp ihbarıdır. Özellikle ticari satışlarda, maldaki ayıbın süresi içerisinde satıcıya bildirilmemesi, alıcının birçok hukuki hakkını kaybetmesine neden olabilmektedir. Bu nedenle ayıp ihbarının ne olduğu, hangi sürelerde yapılması gerektiği ve hukuki sonuçlarının bilinmesi büyük önem taşımaktadır.

Ayıp İhbarı Nedir?

Ayıp ihbarı, satın alınan malın sözleşmede kararlaştırılan özellikleri taşımadığının veya kullanım amacına uygun olmadığının satıcıya bildirilmesidir. Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca alıcı, teslim aldığı malı incelemek ve ayıp tespit etmesi halinde bunu belirli sürelerde satıcıya bildirmekle yükümlüdür.

Yargıtay kararlarında da vurgulandığı üzere, ayıp ihbarı yalnızca bir şekil şartı değil, alıcının seçimlik haklarını koruyabilmesi için yerine getirmesi gereken temel bir yükümlülüktür.

Açık Ayıp ve Gizli Ayıp Arasındaki Fark

Ayıp ihbarı bakımından öncelikle ayıbın niteliğinin belirlenmesi gerekir.

Açık Ayıp

Malın olağan bir inceleme ile teslim sırasında veya kısa süre içerisinde fark edilebilen eksiklik ve bozuklukları açık ayıp olarak kabul edilmektedir. Eksik ürün teslimi, yanlış model gönderimi veya gözle görülebilen üretim hataları buna örnek gösterilebilir.

Gizli Ayıp

Teslim sırasında fark edilmesi mümkün olmayan ve ancak kullanım sırasında ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp niteliğindedir. Makinenin çalışırken arıza vermesi, üretim kaynaklı teknik kusurlar veya sonradan ortaya çıkan performans eksiklikleri bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Ticari Satışlarda Ayıp İhbarı Süresi

Türk Ticaret Kanunu'nun 23. maddesi kapsamında ticari satışlarda daha sıkı süreler öngörülmüştür.

  • Açık ayıplarda alıcı malı teslim aldıktan sonra makul sürede inceleme yapmak zorundadır.

  • Açık ayıbın tespiti halinde kural olarak 2 gün içerisinde bildirim yapılması gerektiği kabul edilmektedir.

  • Gizli ayıplarda ise ayıp ortaya çıkar çıkmaz derhal ihbar yapılmalıdır.

Yargıtay uygulamasında, ayıbın öğrenilmesine rağmen uzun süre sessiz kalınması halinde ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı kabul edilmektedir.

Ayıp İhbarı Nasıl Yapılmalıdır?

Kanunda belirli bir şekil zorunluluğu bulunmamakla birlikte, ileride ispat sorunu yaşanmaması için ihbarın yazılı olarak yapılması önemlidir.

Uygulamada;

  • Noter ihtarnamesi,

  • KEP (Kayıtlı Elektronik Posta),

  • E-posta,

  • Yazılı tutanak,

  • WhatsApp yazışmaları (somut olaya göre)

delil olarak kullanılabilmektedir. Ancak en güvenli yöntem noter ihtarnamesi veya KEP üzerinden yapılan bildirimdir.

Ayıp İhbarı Yapılmazsa Ne Olur?

Süresinde ayıp ihbarında bulunmayan alıcı, kural olarak malı ayıplı haliyle kabul etmiş sayılır. Bu durumda;

  • Bedel iadesi,

  • Ayıp oranında indirim,

  • Ücretsiz onarım,

  • Malın değiştirilmesi,

  • Tazminat talepleri

gibi birçok hakkın kaybedilmesi söz konusu olabilir.

Yargıtay kararlarında, özellikle ticari satışlarda süresinde yapılmayan ayıp ihbarının davanın reddine kadar varan sonuçlar doğurabileceği belirtilmektedir.

Ayıp İhbarından Sonra Alıcının Seçimlik Hakları

Ayıp ihbarının usulüne uygun yapılması halinde alıcı;

  • Sözleşmeden dönme,

  • Satış bedelinde indirim isteme,

  • Ayıbın giderilmesini talep etme,

  • Malın ayıpsız misli ile değiştirilmesini isteme,

  • Şartları varsa tazminat talep etme

haklarından birini kullanabilir.

Yargıtay'ın Ayıp İhbarına Yaklaşımı

Yargıtay kararlarında en sık vurgulanan husus, ayıp ihbarının süresinde yapıldığının ispat edilmesidir. Alıcı yalnızca ayıbın varlığını değil, ayıbı öğrendikten sonra gerekli bildirimi zamanında yaptığını da ortaya koymalıdır. Aksi halde haklarını kaybedebilmektedir.

Özellikle ticari işletmeler arasındaki uyuşmazlıklarda mahkemeler, alıcının basiretli tacir gibi davranıp davranmadığını da değerlendirmektedir.

Sonuç

Ayıp ihbarı, gerek ticari satışlarda gerekse mal alım satımına ilişkin uyuşmazlıklarda hak kaybı yaşanmaması açısından son derece önemlidir. Maldaki ayıbın niteliğine göre farklı süreler uygulanmakta olup, ihbarın mümkün olduğunca yazılı ve ispatlanabilir şekilde yapılması gerekmektedir. Süresinde yapılmayan ayıp ihbarı, alıcının bedel iadesi ve tazminat gibi önemli haklarını kaybetmesine neden olabilir.

Vural & Keskin & Yıldırım Hukuk Bürosu olarak İzmir'de ticari davalar, satış sözleşmeleri, ayıplı mal uyuşmazlıkları, tazminat davaları ve şirketler hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktayız.

Etiketler:

#Ayıpİhbarı#AyıplıMal#TicaretHukuku#ŞirketAvukatı#TicariDava#TazminatDavası

Bu yazıyı paylaşın:

Hukuki Danışmanlığa mı İhtiyacınız Var?

Randevu almak için hemen iletişime geçin. Uzman avukatlarımız size yardımcı olmak için hazır.

Bize Ulaşın