Belediye Encümeni Kamulaştırma Kararına Karşı İptal Davası | İzmir Taşınmaz Hukuku




Belediye Encümeni tarafından alınan kamulaştırma kararları, mülkiyet hakkına doğrudan etki eden idari işlemler arasında yer almaktadır. Bu nedenle kamulaştırma kararının hukuka uygun olup olmadığı, hem usul hem de esas yönünden idari yargı denetimine tabidir.
Kamulaştırma kararının iptali davalarında dava açma süresi, görevli mahkeme, yetkili mahkeme ve incelenecek hukuki kriterler büyük önem taşımaktadır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca kamulaştırma işlemine karşı iptal davası açma süresi, kural olarak 30 gündür.
Bu süre, idarenin kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili için Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurması üzerine, mahkemece malike yapılan tebligat tarihinden itibaren işlemeye başlar.
Malike tebligat yapılamaması halinde ise süre, mahkemece gazete yoluyla yapılan ilan tarihinden itibaren başlar.
Tebligatın usulsüz olması veya hiç yapılmaması durumunda ise malikin kamulaştırma işlemini öğrenme tarihi önem kazanabilir. Ancak usulüne uygun tebligat yapılmışsa, 30 günlük süre hak düşürücü nitelikte değerlendirilmektedir.
Belediye Encümeni tarafından alınan kamulaştırma kararının iptali davalarında görevli mahkeme idare mahkemesidir.
Kamulaştırma işleminin iptali istemleri idari yargıda görülürken, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davaları adli yargıda, yani Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmektedir.
Yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesidir.
Kamulaştırma kararının iptali davalarında mahkeme öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığını inceler. Süre aşımı bulunması halinde dava esasa girilmeksizin reddedilebilir.
Süre yönünden bir engel bulunmaması halinde mahkeme, işlemin kamu yararına uygun olup olmadığını değerlendirir. Bu kapsamda kamulaştırmanın gerçek bir kamu hizmeti amacı taşıyıp taşımadığı, taşınmazın proje alanında kalıp kalmadığı ve teknik zorunlulukların bulunup bulunmadığı incelenir.
Kamulaştırma kararının dayanağı olan imar planları da yargı denetimine tabidir.
Nazım ve uygulama imar planlarının hukuka uygunluğu, plan hiyerarşisine uyulup uyulmadığı ve taşınmazın plandaki fonksiyonu değerlendirilir.
Kamulaştırma işleminin dayanağı olan imar planının iptal edilmesi halinde, bu plana dayanan kamulaştırma kararı da hukuki dayanağını kaybedebilir.
2942 sayılı Kanun uyarınca idarenin kamulaştırma sürecinde öncelikle satın alma usulünü denemesi gerekmektedir.
Bu nedenle mahkemeler, idarenin taşınmaz malikini pazarlıkla satın almaya davet edip etmediğini ve bu aşamanın usulüne uygun şekilde tamamlanıp tamamlanmadığını da incelemektedir.
İdarenin yeterli ödenek temin etmeden kamulaştırma sürecini başlatması hukuka aykırılık iddialarına konu olabilmektedir.
Ayrıca kamulaştırma ihbarnamelerinin ve mahkeme tebligatlarının 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na uygun şekilde yapılması gerekir. Usulsüz tebligat, dava açma süresi ve savunma hakkı bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.
Kamulaştırma süreci genellikle belediye encümeni kararı veya onaylı imar planına dayalı kamulaştırma kararıyla başlar.
Ardından tapuya şerh verilir ve malik satın alma görüşmelerine davet edilir. Anlaşma sağlanamazsa idare, Asliye Hukuk Mahkemesi’nde bedel tespiti ve tescil davası açar.
Malik, kendisine yapılan tebligat üzerine 30 gün içinde idare mahkemesinde kamulaştırma işleminin iptali davası açabilir.
Malikin idari yargıda iptal davası açtığını ve yürütmenin durdurulması kararı aldığını belgelemesi halinde, Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki bedel tespiti ve tescil davasında idari yargıdaki dava bekletici mesele yapılabilir.
Acele kamulaştırma işlemlerinde dava açma süresi ve yargılama usulü farklılık gösterebilir. Bu tür işlemlerde yalnızca Resmi Gazete yayımı her durumda tebliğ yerine geçmeyebilir; bazı hallerde öğrenme tarihi esas alınabilir.
Bunun yanında, taşınmazın imar planında kamu hizmetine ayrılmasına rağmen uzun süre kamulaştırma yapılmaması halinde kamulaştırmasız el atma iddiaları gündeme gelebilir.
Belediye Encümeni tarafından alınan kamulaştırma kararlarına karşı açılacak iptal davalarında süre, görevli mahkeme ve usul işlemleri son derece önemlidir.
Kamulaştırma işleminin kamu yararına uygunluğu, imar planına dayanıp dayanmadığı, satın alma usulünün uygulanıp uygulanmadığı, ödenek durumu ve tebligat işlemleri davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Bu nedenle kamulaştırma kararına karşı hukuki yol değerlendirilirken hem idari yargı süreci hem de Asliye Hukuk Mahkemesi’nde devam eden bedel tespiti ve tescil davası birlikte ele alınmalıdır.
Vural & Keskin & Yıldırım Hukuk Bürosu olarak İzmir’de kamulaştırma hukuku, idare hukuku ve kamulaştırmasız el atma süreçlerine ilişkin güncel hukuki gelişmeleri paylaşmaya devam etmekteyiz.
Randevu almak için hemen iletişime geçin. Uzman avukatlarımız size yardımcı olmak için hazır.
Bize Ulaşın