AnasayfaBilgi NotlarıCeza Hukuku, Tazminat Hukuku
Ceza Hukuku, Tazminat Hukuku
1 Haziran 20265 dakika okuma

Ceza Soruşturmasında Uzlaşma Sağlanması Tazminat Davası Açılmasına Engel Olur Mu?

Vural & Keskin & Yıldırım Hukuk Bürosu
Vural & Keskin & Yıldırım
Hukuk Bürosu
Ceza Soruşturmasında Uzlaşma Sağlanması Tazminat Davası Açılmasına Engel Olur Mu?

Ceza Soruşturmasında Uzlaşma Sağlanması Tazminat Davası Açılmasına Engel Olur Mu?

Ceza soruşturmasına konu bir olay nedeniyle taraflar arasında uzlaşma sağlanması, sonradan açılabilecek maddi ve manevi tazminat davaları bakımından önemli hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Özellikle trafik kazaları, yaralama ve benzeri uzlaşmaya tabi suçlarda, ceza dosyasında yapılan uzlaşmanın hukuk mahkemelerinde açılacak tazminat davalarına etkisi uygulamada sıkça tartışılmaktadır.

Yargı kararları incelendiğinde, ceza soruşturması aşamasında usulüne uygun şekilde tamamlanan uzlaşmanın tazminat hakkı üzerinde doğrudan sonuç doğurduğu görülmektedir.

CMK 253/19 Kapsamında Uzlaşmanın Hukuki Sonucu

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/19. maddesi uyarınca;

“Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır.”

Bu düzenleme doğrultusunda, taraflar arasında uzlaşma gerçekleştiğinde aynı olay nedeniyle ayrıca tazminat talebinde bulunulması kural olarak mümkün değildir.

Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 05.10.2021 tarihli, 2017/2247 Esas, 2021/702 Karar sayılı ilamında, soruşturma aşamasında yapılan uzlaşmanın feragat hükmünde olduğu ve bu nedenle ayrıca tazminat talep edilemeyeceği açıkça belirtilmiştir.

Benzer şekilde Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 20.12.2018 tarihli, 2018/1086 Esas, 2018/1694 Karar sayılı kararında da uzlaşmanın olumsuz dava şartı niteliğinde olduğu ifade edilmiştir.

Uzlaşma Tutanağının Hukuki Niteliği

Yargıtay uygulamasında, usulüne uygun şekilde düzenlenen ve Cumhuriyet savcısı tarafından onaylanan uzlaşma tutanakları güçlü hukuki sonuç doğuran belgeler olarak kabul edilmektedir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 07.03.2022 tarihli, 2021/10502 Esas, 2022/4081 Karar ve 21.12.2022 tarihli, 2022/8771 Esas, 2022/17496 Karar sayılı kararlarında, uzlaşma tutanağının ilam niteliğinde olduğu ve aksinin ancak aynı kuvvette bir belgeyle ispatlanabileceği belirtilmiştir.

Bu nedenle uzlaşma sırasında verilen beyanlar ayrıca önem taşımaktadır.

Özellikle mağdurun;

  • “başkaca maddi veya manevi talebim yoktur”

  • “şikayetimden vazgeçiyorum”

şeklindeki açıklamaları, sonradan tazminat hakkından vazgeçildiği şeklinde değerlendirilebilmektedir.

Nitekim Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nin 17.03.2023 tarihli, 2022/1530 Esas, 2023/467 Karar sayılı ilamında bu husus açıkça vurgulanmıştır.

Uzlaşma Maddi ve Manevi Tazminat Taleplerini Kapsar mı?

Yargı kararlarında kabul edildiği üzere uzlaşma, soruşturma konusu fiilden kaynaklanan maddi ve manevi zarar taleplerini de etkileyebilmektedir.

Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 22.06.2023 tarihli, 2023/402 Esas, 2023/515 Karar sayılı kararında; uzlaşma nedeniyle davacının ayrıca maddi ve manevi tazminat davası açamayacağı değerlendirilmiştir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi’nin 26.05.2022 tarihli, 2022/898 Esas, 2022/1402 Karar sayılı kararı da aynı doğrultudadır.

Uzlaşmanın Sigorta Şirketine Etkisi

Uygulamada en çok tartışılan konulardan biri de sürücü veya işleten ile yapılan uzlaşmanın sigorta şirketine karşı açılacak davaya etkisidir.

Yargı kararlarına göre, zarar gören kişinin sürücü veya işleten ile yaptığı uzlaşma bazı hallerde sigorta şirketine de sirayet etmektedir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi’nin 05.10.2022 tarihli, 2022/1762 Esas, 2022/143 Karar sayılı kararında, sürücü ile yapılan uzlaşmanın sigorta şirketi yönünden de sonuç doğuracağı kabul edilmiştir.

Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 06.04.2021 tarihli, 2020/509 Esas, 2021/364 Karar sayılı ilamında da Türk Borçlar Kanunu’nun 166. maddesi kapsamında müteselsil borçlulardan biriyle yapılan anlaşmanın diğer borçlular bakımından da etkili olabileceği belirtilmiştir.

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 13.03.2023 tarihli, 2022/722 Esas, 2023/205 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.

İstisnai Durumlar

Uzlaşmanın tazminat davasına engel olabilmesi için, CMK m. 253/19 anlamında geçerli ve usulüne uygun bir uzlaşmanın bulunması gerekir.

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 04.10.2021 tarihli, 2020/360 Esas, 2021/832 Karar sayılı kararında, mevcut uzlaşma tutanağının bu sonucu doğuracak nitelikte olmadığı değerlendirilmiş ve tazminat davasının reddine karar verilmemiştir.

Ayrıca taraflara uzlaşma teklif edilmiş ancak anlaşma sağlanamamışsa, tazminat davası açma hakkı devam etmektedir.

Bu husus İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 28.12.2022 tarihli, 2019/630 Esas, 2022/902 Karar sayılı ilamında da değerlendirilmiştir.

Sonuç

Ceza soruşturması aşamasında usulüne uygun şekilde tamamlanan uzlaşma süreci, aynı olaydan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından doğrudan sonuç doğurabilmektedir.

Özellikle uzlaşma tutanağının içeriği, taraf beyanları, hakların saklı tutulup tutulmadığı ve uzlaşmanın kapsamı; sonradan tazminat davası açılıp açılamayacağı bakımından belirleyici olmaktadır.

Bu nedenle uzlaşma görüşmeleri sırasında düzenlenecek tutanakların içeriğinin dikkatle değerlendirilmesi, ileride doğabilecek hak kayıplarının önlenmesi açısından önem taşımaktadır.

Vural & Keskin & Yıldırım Hukuk Bürosu olarak İzmir’de ceza hukuku, tazminat hukuku ve uzlaşma süreçlerine ilişkin güncel hukuki gelişmeleri paylaşmaya devam etmekteyiz.

Etiketler:

uzlaştırmatazminatcezayaralama

Bu yazıyı paylaşın:

Hukuki Danışmanlığa mı İhtiyacınız Var?

Randevu almak için hemen iletişime geçin. Uzman avukatlarımız size yardımcı olmak için hazır.

Bize Ulaşın