Düzenleme Tarihi Yazmayan Tahliye Taahhütnamesinin Geçerliliği | İzmir'de Tahliye Davaları




Tahliye taahhütnamesi, İzmir’de kiracı–ev sahibi uyuşmazlıklarında en sık karşılaşılan hukuki belgelerden biridir. Özellikle İzmir kira davaları bakımından, düzenleme (tanzim) tarihi yazılmadan imzalanan tahliye taahhütnamelerinin geçerli olup olmadığı uygulamada sıkça tartışma konusu olmaktadır. Bu yazıda, Yargıtay kararları ışığında düzenleme tarihi bulunmayan tahliye taahhütnamelerinin hukuki durumu ele alınmaktadır.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, düzenleme tarihi boş bırakılarak imzalanan tahliye taahhütnamesi kural olarak geçerlidir.
Uygulamada İzmir Sulh Hukuk Mahkemeleri önüne gelen uyuşmazlıklarda da bu yaklaşım benimsenmektedir. Boş kağıda imza atan kiracının, belgenin sonradan doldurulmasının sonuçlarına katlanması gerektiği kabul edilmektedir. Bu nedenle tanzim tarihinin sonradan doldurulmuş olması, tek başına belgenin geçersizliği sonucunu doğurmaz.
Tarihi açıkça belirtilmeyen tahliye taahhütnamelerinde, belgenin hangi tarihte düzenlendiği hususu metin içeriğinden anlaşılmaktadır. Taahhütnamede “halen kiracısı bulunduğum”, “halen işgali altında bulunan” gibi ifadelerin yer alması, belgenin kira ilişkisi devam ederken düzenlendiğine karine teşkil eder. Bu husus, İzmir’de açılan tahliye davalarında da belirleyici bir değerlendirme kriteridir.
Tahliye taahhütnamesinin hukuken geçerli sayılabilmesi için aşağıdaki şartların birlikte bulunması gerekir:
Yazılı şekilde düzenlenmiş olması
Kiracı veya yetkili temsilcisi tarafından verilmesi
Tahliye tarihinin açık ve belirli olması
Kiralananın tesliminden sonra düzenlenmiş olması
Bu şartların bulunmadığını iddia eden kiracı, iddiasını yazılı ve kesin delillerle ispatlamakla yükümlüdür. Aksi halde, kira hukuku uygulamasında tahliye taahhüdü geçerli kabul edilmektedir.
Kira sözleşmesinin yapıldığı sırada veya sözleşme ile aynı tarihte düzenlenen tahliye taahhütnameleri, kiracının serbest iradesine dayanmadığı gerekçesiyle genel olarak geçersiz kabul edilmektedir.
Ancak kira ilişkisi devam ederken yenilenen sözleşmelerle birlikte verilen tahliye taahhütleri, Yargıtay ve İzmir mahkemeleri uygulamasında geçerli sayılabilmektedir.
Tahliye taahhütnamesi noterlikçe düzenlenmemiş veya tasdik edilmemişse ve kiracı icra takibine itirazında taahhütnamedeki tarihi açıkça inkâr ederse, uyuşmazlık yargılamayı gerektirir.
Bu durumda kiralayanın, İzmir’de icra takibi sonrası icra hukuk veyahut sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası açması gerekir. Davanın icra hukuk mahkemesinde veya sulh hukuk mahkemesinde açılması ise tamamen yapılan itirazdaki değerlendirmeye göre belirlenecektir.
Tahliye taahhütnamesi ve tahliye davaları, usule ilişkin ayrıntılar nedeniyle ciddi hak kayıplarına yol açabilmektedir. Yukarıda da belirtildiği gibi tahliye taahhüdüne dayalı başlatılan takibe itiraz edilmesi halinde tahliyeye ilişkin davanın hangi mahkemede açılacağı bir uzman tarafından değerlendirilmelidir. İzmir merkezli olarak faaliyet gösteren Vural & Keskin & Yıldırım Hukuk Bürosu, kira sözleşmeleri ve tahliye süreçlerinde müvekkillerine hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.
Randevu almak için hemen iletişime geçin. Uzman avukatlarımız size yardımcı olmak için hazır.
Bize Ulaşın