Hacizli Taşınmaz Satış Bedeli Nasıl Paylaştırılır? İpotek, Vergi ve SGK Alacaklarının Öncelik Sırası




İcra takiplerinde en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, hacizli bir taşınmazın satışından elde edilen bedelin hangi alacaklılara ve hangi sıraya göre dağıtılacağıdır. Özellikle ipotek alacakları, vergi borçları, SGK alacakları ve diğer hacizli alacaklar arasındaki öncelik sırası uygulamada önem taşımaktadır.
Bu yazımızda İcra ve İflas Kanunu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve güncel Yargıtay kararları ışığında satış bedelinin paylaştırılmasına ilişkin temel esasları ele alıyoruz.
Hacizli taşınmazın satışından elde edilen bedelden öncelikle tüm alacaklıları ilgilendiren ortak giderler karşılanır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 138. maddesi uyarınca;
Haciz giderleri,
Muhafaza giderleri,
Satış giderleri,
Paylaştırma giderleri,
İcra vekâlet ücreti
satış bedelinden ilk olarak tahsil edilir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 29.06.2022 tarihli, 2021/3092 Esas ve 2022/3795 Karar sayılı kararında da satış ve paylaştırma giderlerinin tüm alacaklılardan önce karşılanması gerektiği belirtilmiştir.
Genel kural olarak ipotek alacağı, kamu alacaklarından önce gelmektedir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 206. maddesi ile 6183 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca rehinli alacaklılar satış bedeli üzerinde öncelikli hak sahibidir.
Özellikle 7101 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında;
Emlak vergisi,
Bina vergisi,
Arazi vergisi,
Gümrük vergileri
gibi taşınmazın aynından doğan kamu alacakları dahi rehinli alacaklardan sonra tahsil edilmektedir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 29.06.2022 tarihli, 2021/3092 Esas ve 2022/3795 Karar sayılı kararında da aynından doğan kamu alacaklarının rehinli alacaklardan sonra geleceği açıkça ifade edilmiştir.
İpotek alacaklısının önceliği, ipoteğin tesis edildiği tarihle sınırlıdır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 268. maddesi gereğince, ipotekten önce konulmuş bir haciz mevcutsa, bazı durumlarda haciz alacaklısının önceliği gündeme gelebilmektedir.
Bu nedenle sıra cetveli hazırlanırken;
Haciz tarihleri,
İpotek tarihleri,
Kamu hacizlerinin tarihi
ayrıntılı şekilde incelenmektedir.
Vergi daireleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu, belirli şartların oluşması halinde hacze iştirak edebilmektedir.
6183 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca, üçüncü kişiler tarafından haczedilen mallar satılmadan önce kamu alacağı için de haciz uygulanmışsa kamu alacağı mevcut hacze iştirak eder.
Bu durumda satış bedeli, iştirak eden alacaklılar arasında garameten paylaştırılır.
Ancak bu paylaşım, rehinli alacaklının hakkı ödendikten sonra kalan tutar üzerinden yapılır.
5510 sayılı Kanun kapsamında SGK alacakları imtiyazlı alacak niteliğindedir.
Ancak SGK alacaklarının bu imtiyazı, rehinli alacaklıların önceliğini ortadan kaldırmamaktadır.
Yargıtay kararlarında da SGK'nın, ipotekli alacağın ödenmesinden sonra kalan tutar bakımından hacze iştirak ederek pay alabileceği kabul edilmektedir.
Satış bedelinin tüm alacakları karşılamaya yetmemesi halinde icra müdürlüğü tarafından sıra cetveli düzenlenir.
Sıra cetvelinde;
Alacaklıların sırası,
Alacak miktarları,
Öncelik hakları,
Paylaştırılacak tutarlar
belirlenir.
Sıra cetveline karşı ilgililer tarafından şikâyet veya sıra cetveline itiraz davaları açılması mümkündür.
Hacizli taşınmazların satışından elde edilen bedelin dağıtımında öncelikle satış ve paylaştırma giderleri karşılanmakta, ardından kural olarak rehinli alacaklıların alacakları ödenmektedir. Vergi ve SGK gibi kamu alacakları ise çoğu durumda ipotek alacağından sonra gelmekte ve kalan tutar üzerinden hacze iştirak yoluyla pay alabilmektedir.
Bu nedenle haciz tarihi, ipotek tarihi, kamu hacizleri ve sıra cetveli işlemleri, satış bedelinin dağıtımında belirleyici rol oynamaktadır.
Vural & Keskin & Yıldırım Hukuk Bürosu olarak İzmir'de icra ve iflas hukuku alanındaki güncel yargı kararlarını ve hukuki gelişmeleri paylaşmaya devam etmekteyiz.
Randevu almak için hemen iletişime geçin. Uzman avukatlarımız size yardımcı olmak için hazır.
Bize Ulaşın