İş Hukuku
31 Ağustos 2026•11 dakika okuma

Hizmet Tespit Davalarında İspat Şartları Nelerdir? Güncel Yargıtay Kararları

Vural & Keskin & Yıldırım Hukuk Bürosu
Vural & Keskin & Yıldırım
Hukuk Bürosu
Hizmet Tespit Davalarında İspat Şartları Nelerdir? Güncel Yargıtay Kararları

Hizmet Tespit Davalarında İspat Şartları Nelerdir? Güncel Yargıtay Kararları Işığında Değerlendirme

Sigortasız veya eksik sigortalı çalıştırılan işçilerin geçmiş çalışma sürelerinin tespiti amacıyla açılan hizmet tespit davaları, sosyal güvenlik hakkıyla doğrudan bağlantılı olması nedeniyle kamu düzenini ilgilendiren davalardır. Bu nedenle hizmet tespit davalarında yalnızca tarafların sunduğu delillerle yetinilmemekte, mahkemenin de çalışma olgusunu ayrıntılı şekilde araştırması gerekmektedir.

Yargıtay'ın güncel kararlarında, hizmet tespitine karar verilebilmesi için fiili çalışmanın hiçbir şüphe ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerektiği vurgulanmaktadır.

Peki hizmet tespit davasında çalışma nasıl ispatlanır? Tanık beyanı yeterli midir? İşe giriş bildirgesi tek başına hizmet tespiti için yeterli olur mu? SGK kayıtları, bordrolar ve işyeri kayıtları nasıl değerlendirilir? Hizmet tespit davasında 5 yıllık süre nasıl uygulanır?

Hizmet Tespit Davası Nedir?

Hizmet tespit davası, sigortalı olarak çalışmasına rağmen çalışmaları Sosyal Güvenlik Kurumuna hiç bildirilmeyen veya eksik bildirilen kişinin, fiilen çalıştığı dönemin tespit edilmesini amaçlayan davadır.

Bu davaların kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle kendiliğinden araştırma ilkesi uygulanmaktadır. Mahkemenin çalışma iddiasını yalnızca tarafların açıklamalarıyla değil, elde edilebilecek kayıt ve delilleri araştırarak değerlendirmesi gerekir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 25.12.2024 tarihli, E. 2024/8318, K. 2024/13835 sayılı kararında hizmet tespit davalarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve çalışmanın somut, inandırıcı delillerle tereddüde yer bırakmayacak biçimde ortaya konulması gerektiği belirtilmiştir. Aynı yaklaşım Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 04.03.2025 tarihli, E. 2024/6737, K. 2025/3297 sayılı kararında da sürdürülmüştür.

Hizmet Tespit Davasında İspat Yükü Kimdedir?

Hizmet tespit davasında çalışma olgusunu ve çalışma süresini ispat yükü, bu çalışmayı iddia eden davacı işçiye aittir.

Dolayısıyla kişinin yalnızca belirli tarihler arasında bir işyerinde çalıştığını ileri sürmesi yeterli değildir. Fiili çalışmanın ve hizmet ilişkisinin varlığının delillerle ortaya konulması gerekir.

Yargıtay kararlarında da çalışma olgusunun ve hizmet süresinin ispat yükünün davacı üzerinde olduğu açıkça kabul edilmektedir. Bununla birlikte davanın kamu düzenine ilişkin niteliği nedeniyle mahkemenin de re'sen araştırma yapması gerekmektedir.

Fiili Çalışmanın İspatlanması Zorunludur

Hizmet tespit davasının temelini fiili çalışma oluşturur.

Bir kişinin sigortalı kabul edilebilmesi için yalnızca işverenle arasında görünürde bir ilişki bulunması yeterli değildir. Hizmet sözleşmesine dayalı olarak gerçekten çalışmış olması gerekir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin kararlarında da sigortalılıktan söz edilebilmesi için eylemli çalışmanın bulunması gerektiği belirtilmektedir.

Ayrıca ilişkinin hizmet sözleşmesi niteliğinde olup olmadığı değerlendirilirken;

  • fiili çalışma,

  • süreklilik,

  • bağımlılık,

  • ücret ödenmesi

gibi unsurlar birlikte dikkate alınmaktadır.

İşe Giriş Bildirgesi Tek Başına Hizmet Tespiti İçin Yeterli midir?

Uygulamada önemli konulardan biri, işçi adına SGK işe giriş bildirgesi düzenlenmiş olmasına rağmen prim bildiriminin yapılmamış olmasıdır.

Yargıtay'a göre işe giriş bildirgesi önemli bir yazılı delil olmakla birlikte, tek başına fiili çalışmanın gerçekleştiğini ispatlamaya yeterli değildir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 07.04.2025 tarihli, E. 2024/14845, K. 2025/5168 sayılı kararında, işe giriş bildirgesinin bulunmasının tek başına işyerinde fiilen çalışıldığını ispatlamaya elverişli olmadığı belirtilmiştir.

Benzer şekilde 19.02.2024 tarihli, E. 2023/13682, K. 2024/1480 sayılı kararda da işe giriş bildirgesinin yanında hizmet sözleşmesine dayalı fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması gerektiği kabul edilmiştir.

Hizmet Tespit Davasında Hangi Deliller Kullanılabilir?

Hizmet tespit davalarında çalışma olgusunun ispatlanması bakımından yazılı ve resmi kayıtlar önemli bir yere sahiptir.

Yargıtay kararlarında özellikle;

  • SGK kayıtları,

  • işyeri kayıtları,

  • işe giriş ve çıkış kayıtları,

  • işyeri iç yazışmaları,

  • imzalı ücret bordroları,

  • prim tahsilat makbuzları,

  • çalışma dönemine ilişkin diğer yazılı belgeler

önemli deliller arasında değerlendirilmektedir.

SGK kayıtları resmi belge niteliğinde olduğundan, bunların aksinin ortaya konulmasında eşdeğer nitelikte yazılı deliller önem taşımaktadır.

Tanık Beyanı Hizmet Tespit Davasında Yeterli midir?

Hizmet tespit davalarında tanık delili kullanılabilmektedir. Ancak salt ve soyut tanık anlatımları her durumda yeterli kabul edilmemektedir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 27.06.2024 tarihli, E. 2024/1197, K. 2024/7293 sayılı kararında hizmet tespit davalarının yalnızca tanık anlatımlarıyla ispatlanamayacağı ve çalışma olgusunun hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulması gerektiği vurgulanmıştır.

Bu nedenle tanığın kim olduğu ve çalışma dönemini gerçekten bilip bilemeyeceği önemlidir.

Bordro Tanığı ve Komşu İşyeri Tanığı Neden Önemlidir?

Yargıtay uygulamasında özellikle bordro tanıkları önem taşımaktadır.

Çalışıldığı iddia edilen dönemde aynı işyerinde SGK'lı olarak çalışan kişilerin tanıklığı, çalışma olgusunun belirlenmesinde dikkate alınmaktadır.

Gerektiğinde komşu işyerlerinde aynı dönemde kayıtlı olarak çalışan ve işyerindeki faaliyeti gözlemleme imkânına sahip kişilerin de tanık olarak dinlenmesi mümkündür.

Yargıtay, tanıkların çalışma iddiasına konu dönemi bilen, davacıyı tanıyan ve mümkün olduğunca dönem bordrolarında kayıtlı kişiler arasından belirlenmesi gerektiğine ilişkin değerlendirmelerde bulunmaktadır. İşverene ait kayıtlı işyeri bulunmaması ve bordro tanığı temin edilememesi halinde ise kolluk araştırmasıyla kamu tanıklarının belirlenmesi gündeme gelebilmektedir.

Tanık Beyanları Diğer Delillerle Desteklenmelidir

Tanık beyanının gücü, diğer somut delillerle örtüşmesi halinde artmaktadır.

Yargıtay kararlarında SMS kayıtları, işe giriş bildirgesi, ücret teslimine ilişkin olgular ve çalışma döneminde işyerinde bulunduğu tespit edilen kişilerin anlatımları gibi farklı delillerin birbirini doğrulaması halinde fiili çalışmanın ispatlanabileceği kabul edilmektedir.

Dolayısıyla hizmet tespit davalarında tek bir delilden ziyade birbirini doğrulayan deliller bütününün oluşturulması önem taşımaktadır.

Yüksek Ücret İddiası Nasıl İspatlanır?

Hizmet tespit davasında yalnızca çalışma süresi değil, bazı durumlarda sigorta primine esas kazanç miktarı da uyuşmazlık konusu olabilir.

İşçinin asgari ücretin üzerinde ücret aldığını ileri sürmesi halinde bu iddianın ispatında daha sıkı kurallar uygulanmaktadır.

Raporda yer verilen Yargıtay kararlarına göre, asgari ücretten daha yüksek ücret ve prime esas kazanç iddialarının yazılı delillerle kanıtlanması gerekmektedir. Bu konuda yalnızca tanık anlatımlarına dayanılması yeterli görülmemektedir.

Kamu Kurumlarında Geçen Çalışmalar Nasıl İspatlanır?

Çalışmanın kamu kurumunda geçtiğinin ileri sürülmesi halinde de ispat konusunda daha sıkı bir yaklaşım benimsenmektedir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 18.09.2025 tarihli, E. 2025/4969, K. 2025/12108 sayılı kararında, kamu kurumlarında geçtiği iddia edilen çalışmaların yazılı belgeyle ispatlanması gerektiği belirtilmiştir.

Hizmet Tespit Davasında 5 Yıllık Hak Düşürücü Süre

Hizmet tespit davalarında dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan biri de hak düşürücü süredir.

5510 sayılı Kanun'un 86/8. maddesi kapsamında, aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalışması Kurum tarafından tespit edilemeyen sigortalıların, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan itibaren 5 yıl içerisinde iş mahkemesine başvurması öngörülmektedir.

Ancak hak düşürücü sürenin uygulanıp uygulanmayacağı her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri, SGK bildirimlerinin bulunup bulunmadığı ve bildirimin kapsamı dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

Hizmet Tespit Davalarında Mahkemenin Araştırma Yükümlülüğü

Hizmet tespit davalarının kamu düzenine ilişkin olması, mahkemeye diğer birçok özel hukuk davasından daha geniş bir araştırma sorumluluğu yüklemektedir.

Mahkeme gerektiğinde;

  • SGK kayıtlarını,

  • işyeri kayıtlarını,

  • dönem bordrolarını,

  • işyerinin faaliyet alanını ve kapasitesini,

  • bordro tanıklarını,

  • komşu işyeri çalışanlarını,

  • kolluk araştırmasıyla belirlenen kamu tanıklarını

araştırarak gerçek çalışma olgusunu ortaya çıkarmalıdır.

Ancak re'sen araştırma ilkesi, davacının çalışma iddiasını ispat yükünü tamamen ortadan kaldırmamaktadır. Raporda yer verilen Yargıtay kararları, çalışma olgusunun somut ve inandırıcı delillerle ortaya konulması gerektiğini özellikle vurgulamaktadır.

Sonuç: Hizmet Tespit Davasında İspat Nasıl Yapılmalıdır?

Hizmet tespit davalarında temel mesele, işçinin gerçekten çalışıp çalışmadığının ve çalışmanın hangi dönemleri kapsadığının ortaya konulmasıdır.

Yargıtay'ın güncel yaklaşımına göre;

  • fiili çalışma bulunmalı,

  • hizmet sözleşmesinin unsurları gerçekleşmeli,

  • çalışma dönemi mümkün olduğunca yazılı ve resmi kayıtlarla desteklenmeli,

  • tanıkların çalışma dönemini bilebilecek nitelikte olması sağlanmalı,

  • salt soyut tanık anlatımlarına dayanılmamalı,

  • SGK ve işyeri kayıtları araştırılmalı,

  • yüksek ücret ve prime esas kazanç iddialarında yazılı deliller dikkate alınmalı,

  • hak düşürücü süre ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle hizmet tespit davalarında dava açılmadan önce yalnızca tanıkların belirlenmesi değil, çalışma dönemini doğrulayabilecek SGK kayıtlarının, işyeri belgelerinin, bordroların, yazışmaların ve diğer somut delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

İzmir'de Hizmet Tespit Davaları ve İş Hukuku

Sigortasız çalışma, eksik sigorta bildirimi, hizmet süresinin tespiti ve SGK kayıtlarından kaynaklanan uyuşmazlıklar, hem iş hukuku hem de sosyal güvenlik hukuku açısından teknik değerlendirme gerektiren süreçlerdir.

Vural & Keskin & Yıldırım Hukuk Bürosu olarak, İzmir'de iş hukuku, sosyal güvenlik hukuku ve hizmet tespit davaları kapsamında ortaya çıkan hukuki süreçlere ilişkin güncel gelişmeleri paylaşmaya devam etmekteyiz.

Etiketler:

#HizmetTespitDavası#İşHukuku#SGK#SigortasızÇalışma#SosyalGüvenlikHukuku

Bu yazıyı paylaşın:

Hukuki Danışmanlığa mı İhtiyacınız Var?

Randevu almak için hemen iletişime geçin. Uzman avukatlarımız size yardımcı olmak için hazır.

Bize Ulaşın