İşverenin SGK Primlerini Ödememesi İşçinin Emeklilik Haklarını Etkiler Mi? | İzmir İş Hukuku




İşveren tarafından sigorta primlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu’na yatırılmaması, uygulamada çalışanların en sık karşılaştığı sosyal güvenlik uyuşmazlıklarından biridir. Özellikle emeklilik süreci yaklaşan çalışanlar bakımından, prim borçlarının hizmet dökümlerine etkisi ve emeklilik hakkının zarar görüp görmeyeceği önemli bir hukuki sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.
Yargıtay kararları ve anayasal sosyal güvenlik hakkı çerçevesinde değerlendirildiğinde, işverenin prim yükümlülüğünü yerine getirmemesi kural olarak işçi aleyhine sonuç doğurmamaktadır.
Yargı kararlarında istikrarlı şekilde vurgulandığı üzere, zorunlu sigortalılık kapsamında prim borçlusu işçi değil, işverendir.
İşveren, çalışanların ücretlerinden yasal kesintileri yapmak ve kendi payını da ekleyerek Sosyal Güvenlik Kurumu’na ödeme yapmakla yükümlüdür.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 22.01.2008 tarihli, 2007/3296 Esas, 2008/804 Karar sayılı kararında bu yükümlülük açık şekilde vurgulanmıştır.
Benzer şekilde Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 24.02.2011 tarihli, 2010/607 Esas, 2011/1557 Karar sayılı kararında da prim tahsil yükümlülüğünün işverene ait olduğu belirtilmiştir.
İşverenin primleri yatırmaması, işçinin fiilen çalıştığı sürelerin yok sayılması anlamına gelmemektedir.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 10.07.2006 tarihli, 2006/1805 Esas, 2006/7887 Karar sayılı kararında; işveren tarafından prim ödenmemesinin hizmet sürelerinin geçersiz hale gelmesine neden olmayacağı ve bu sürelerin yaşlılık aylığı hesabında dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
Bu yaklaşım, çalışanların sosyal güvenlik hakkının korunması açısından önem taşımaktadır.
Primlerin işveren tarafından SGK’ya yatırılmamış olması, işçinin emeklilik veya ölüm aylığı haklarını ortadan kaldırmaz.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 29.06.2006 tarihli, 2006/7299 Esas, 2006/7157 Karar sayılı kararında, Kurumun kendi tahsil görevini yerine getirmemesinin sonucunu sigortalıya yükleyemeyeceği açık şekilde ifade edilmiştir.
İşçi, işverenin ödemesi gereken primleri ikinci kez ödeme yükümlülüğü altına sokulamaz.
Anayasa Mahkemesi de sosyal güvenlik hakkının korunmasına ilişkin benzer değerlendirmelerde bulunmuştur.
Anayasa Mahkemesi’nin 21.10.1986 tarihli, 1986/16 Esas, 1986/25 Karar sayılı kararında, işverenin yükümlülüklerini yerine getirmemesinin sigortalının haklarını ortadan kaldırmaması gerektiği ifade edilmiştir.
Bildirgesi verilmiş ancak primi ödenmemiş çalışma sürelerinin sigortalılık hesabına dahil edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bazı durumlarda çalışanların ücret bordrolarında sigorta primi kesintisi görünmesine rağmen işveren bu tutarları SGK’ya aktarmamaktadır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 12.10.2009 tarihli, 2009/9973 Esas, 2009/12702 Karar sayılı kararında, bu durumun işçi aleyhine yorumlanamayacağı belirtilmiştir.
Aksi yaklaşım hem işverenin ihmali hem de kurumun denetim eksikliğinin çalışan üzerine yüklenmesi anlamına gelecektir.
Mahkeme kararıyla tespit edilen çalışma süreleri SGK açısından bağlayıcıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 26.04.2010 tarihli, 2009/6689 Esas, 2010/4782 Karar sayılı kararında, SGK’nın prim ödenmediği gerekçesiyle kesinleşmiş mahkeme kararlarını uygulamaktan kaçınamayacağı belirtilmiştir.
Bu durum Anayasa’nın 138. maddesi kapsamında da değerlendirilmektedir.
İşverenin prim yatırmadığı durumlarda çalışanlar hizmet tespiti davası açabilmektedir.
Özellikle işe giriş bildirgesi, bordrolar, tanık anlatımları ve diğer kayıtlarla fiili çalışma ispatlandığında mahkemeler hizmetin tesciline karar verebilmektedir.
Primlerin silinmesi genellikle işveren borcu nedeniyle değil;
Sahte sigortalılık
Fiili çalışmanın bulunmaması
Gerçek dışı bildirim yapılması
gibi durumlarda gündeme gelmektedir.
Bu nedenle her somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.
İşverenin SGK primlerini yatırmaması, kural olarak işçinin emeklilik hakkını ortadan kaldırmaz.
Prim tahsil sorumluluğu işveren ve SGK arasındaki hukuki ilişkiye ilişkindir. Çalışanın fiilen çalıştığı süreler, gerekli şartlar oluştuğunda sosyal güvenlik sisteminde korunmaktadır.
Vural & Keskin & Yıldırım Hukuk Bürosu olarak İzmir’de iş hukuku ve sosyal güvenlik hukukuna ilişkin güncel hukuki gelişmeleri paylaşmaya devam ediyoruz.
Randevu almak için hemen iletişime geçin. Uzman avukatlarımız size yardımcı olmak için hazır.
Bize Ulaşın