İzale-i Şuyu Davalarında Paydaşlar Arasında Satış Şartları (Ortaklığın Giderilmesi) | İzmir'de Ortaklığın Giderilmesi




İzale-i Şuyu Davalarında Paydaşlar Arasında Satış Şartları (Ortaklığın Giderilmesi)
İzale-i şuyu (ortaklığın giderilmesi) davalarında taşınmazın nasıl satılacağı, uygulamada en çok tartışılan konulardan biridir. Özellikle satışın yalnızca paydaşlar arasında mı yoksa genel açık artırma yoluyla mı yapılacağı hususu, tarafların hak ve menfaatlerini doğrudan etkilemektedir. Bu yazıda, paydaşlar arasında satış kararının hangi şartlarda verilebileceği ve mahkemenin bu konudaki yükümlülükleri ele alınmaktadır.
Türk Medeni Kanunu’nun 699. maddesi uyarınca, izale-i şuyu davalarında taşınmazın yalnızca paydaşlar arasında satılmasına karar verilebilmesi için tüm paydaşların açık rızasının bulunması gerekmektedir.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, paydaşlar arasında satış yapılabilmesi için tam bir oybirliği şarttır. Paydaşlardan birinin dahi bu yönde rızası bulunmaması halinde, satışın genel açık artırma usulüyle yapılması zorunludur.
Nitekim Yargıtay kararlarında; tüm paydaşların satışın paydaşlar arasında yapılmasına açıkça muvafakat etmesi gerektiği, aksi halde satışın umum arasında gerçekleştirilmesi gerektiği istikrarlı şekilde vurgulanmaktadır.
Yargıtay uygulamasında;
Paydaşlar arasında satış konusunda tüm paydaşların ittifakı bulunuyorsa mahkemenin bu yönde karar vermesi gerektiği,
Duruşmalara tüm paydaşların katılmaması veya açık rızalarının alınmaması halinde ittifakın oluşmadığının kabul edileceği,
Davacı bu yönde talepte bulunsa dahi davalının muvafakati yoksa satışın genel açık artırma ile yapılacağı,
Tüm paydaşların açık rızası bulunmadan paydaşlar arasında satış kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu
kabul edilmektedir.
Mahkeme, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verirken satışın yöntemini açıkça hükümde belirtmek zorundadır. Satışın “paydaşlar arasında” mı yoksa “genel açık artırma” yoluyla mı yapılacağı hüküm sonucunda net şekilde gösterilmelidir.
Eğer hükümde bu konuda bir açıklık bulunmazsa, uygulamada satışın genel açık artırma suretiyle yapılacağı kabul edilmektedir.
Ayrıca mahkemenin;
Tüm paydaşların beyanlarını alması,
Paydaşlar arasında satış talebi hakkında olumlu veya olumsuz açık bir karar vermesi
zorunludur. Aksi durumlar Yargıtay tarafından bozma sebebi olarak değerlendirilmektedir.
İzale-i şuyu davalarında taşınmazın paydaşlar arasında satılabilmesi istisnai bir durum olup, bunun için tüm paydaşların açık ve kesin rızasının bulunması şarttır. Oybirliğinin sağlanamadığı hallerde ise satışın genel açık artırma yoluyla yapılması hukuki bir zorunluluktur.
Bu nedenle, uygulamada hak kaybı yaşanmaması adına dava sürecinde paydaşların iradelerinin açık şekilde ortaya konulması ve mahkeme kararlarının bu doğrultuda dikkatle incelenmesi büyük önem taşımaktadır.
Randevu almak için hemen iletişime geçin. Uzman avukatlarımız size yardımcı olmak için hazır.
Bize Ulaşın