Koşullu Salıverilme (Şartlı Tahliye), Açık Cezaevi İzinleri ve Denetimli Serbestlik Şartları




Ceza infaz hukukunda hükümlülerin cezaevinden tahliye süreçleri, açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları, izin hakları ve denetimli serbestlik uygulamaları 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmektedir.
Özellikle koşullu salıverilme (şartlı tahliye), açık cezaevi izinleri ve denetimli serbestlik uygulamaları uygulamada en çok merak edilen infaz hukuku konuları arasında yer almaktadır.
Bu yazımızda Yargıtay kararları ışığında şartlı tahliye, açık cezaevi izinleri ve denetimli serbestlik hükümlerini ele alıyoruz.
Koşullu salıverilme, hükümlünün cezasının belirli bir kısmını infaz kurumunda geçirmesi ve iyi halli olduğunun tespit edilmesi halinde kalan cezasını toplum içerisinde geçirmesine imkan tanıyan bir infaz kurumudur.
5275 sayılı Kanun'un 107. maddesi uyarınca hükümlüler, idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hal değerlendirmesine tabi tutulmaktadır.
Bu değerlendirmelerde;
İyileştirme programlarına katılım,
Kurum kurallarına uyum,
Disiplin durumu,
Toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı
gibi kriterler dikkate alınmaktadır.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 18.02.2022 tarihli, 2022/938 Esas ve 2022/1256 Karar sayılı kararında da iyi hal değerlendirmesinin koşullu salıverilme sürecindeki önemi vurgulanmıştır.
Koşullu salıverilme değerlendirmesinde disiplin cezaları önemli bir kriter olarak kabul edilmektedir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 30.04.2021 tarihli, 2020/3320 Esas ve 2021/7972 Karar sayılı kararında; disiplin cezalarının infaz edilip kaldırılmasının koşullu salıverilme bakımından önem taşıdığı belirtilmiştir.
Bu nedenle infaz kurumunda alınan disiplin cezaları, hükümlünün şartlı tahliye sürecini doğrudan etkileyebilmektedir.
5275 sayılı Kanun'un 95. maddesi uyarınca açık ceza infaz kurumunda bulunan veya açık cezaevine ayrılmaya hak kazanan hükümlülere belirli sürelerle izin verilebilmektedir.
Kanuna göre hükümlüler;
Üç ayda bir, yol süresi hariç olmak üzere yedi güne kadar izin kullanabilmektedir.
Bu izinlerin amacı hükümlünün aile bağlarını koruması ve topluma uyum sürecinin desteklenmesidir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 03.05.2024 tarihli, 2023/5463 Esas ve 2024/3138 Karar sayılı kararında da açık cezaevi izinlerinin infaz sisteminin önemli bir parçası olduğu belirtilmiştir.
Açık cezaevi izninden dönmeyen hükümlüler bakımından farklı sonuçlar ortaya çıkabilmektedir.
İzin süresinin bitiminden itibaren iki günden fazla gecikmeyle kuruma dönülmesi halinde Türk Ceza Kanunu'nun 292. maddesi kapsamında işlem yapılabilmektedir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 02.11.2020 tarihli, 2019/3488 Esas ve 2020/2642 Karar sayılı kararında bu husus açıkça değerlendirilmiştir.
Denetimli serbestlik, hükümlünün cezasının kalan kısmının belirli şartlarla cezaevi dışında infaz edilmesine imkan sağlayan bir uygulamadır.
5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi kapsamında, koşullu salıverilmesine belirli süre kalan iyi halli hükümlüler denetimli serbestlik tedbirinden yararlanabilmektedir.
Denetimli serbestlik kararı verilen hükümlünün, tahliye sonrasında ilgili müdürlüğe süresi içerisinde başvurması zorunludur.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 24.01.2025 tarihli, 2024/7690 Esas ve 2025/614 Karar sayılı kararında, süresi içerisinde başvurmayan hükümlülerin açık ceza infaz kurumuna iade edilebileceği belirtilmiştir.
Covid-19 salgını döneminde infaz hukukunda geçici düzenlemeler yapılmıştır.
5275 sayılı Kanun'un geçici 9. ve 10. maddeleri kapsamında bazı hükümlülerin izinli sayılması ve belirli şartlar altında denetimli serbestlikten yararlandırılması mümkün hale getirilmiştir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 19.06.2025 tarihli, 2025/1201 Esas ve 2025/4920 Karar sayılı kararında, Covid-19 izni kapsamında bulunan hükümlülerin denetimli serbestlikten yararlanma şartları değerlendirilmiştir.
İnfaz hukukunda verilen kararların hükümlüye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi zorunludur.
Özellikle denetimli serbestlik tedbirleri, açık cezaevine iade kararları ve diğer infaz işlemlerine ilişkin tebligatların usulüne uygun yapılmaması, verilen kararların hukuka aykırı hale gelmesine neden olabilmektedir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 27.06.2025 tarihli, 2025/1760 Esas ve 2025/5222 Karar sayılı kararında da bu husus vurgulanmıştır.
Koşullu salıverilme, açık cezaevi izinleri ve denetimli serbestlik uygulamaları ceza infaz hukukunun en önemli kurumları arasında yer almaktadır. Hükümlünün iyi hali, disiplin durumu, infaz sürecindeki davranışları ve yasal yükümlülüklere uyumu tahliye süreçlerini doğrudan etkileyebilmektedir.
Bu nedenle infaz hukukuna ilişkin işlemlerde hak kaybı yaşanmaması için mevzuatın ve güncel yargı kararlarının dikkatle değerlendirilmesi gerekmektedir.
Vural & Keskin & Yıldırım Hukuk Bürosu olarak İzmir'de ceza hukuku ve infaz hukuku alanındaki güncel yargı kararlarını ve hukuki gelişmeleri paylaşmaya devam etmekteyiz.
Randevu almak için hemen iletişime geçin. Uzman avukatlarımız size yardımcı olmak için hazır.
Bize Ulaşın