Önceki Boşanma Davalarının Derdestlik Etkisi Nedir? | İzmir Boşanma Hukuku Avukatı




Boşanma davalarında taraflar arasında daha önce açılmış davaların bulunması, yeni açılacak davanın usulden reddedilmesine yol açabilecek önemli bir usul hukuku problemidir. Özellikle İzmir boşanma avukatı desteği arayan kişiler bakımından, önceki davaların feragatle sona ermesi, harç eksikliği nedeniyle reddedilmesi veya henüz kesinleşmemiş olması durumları ciddi hak kayıplarına neden olabilmektedir.
Vural & Keskin & Yıldırım Hukuk Bürosu olarak İzmir’de yürüttüğümüz aile hukuku ve boşanma davalarında, yeni dava açılmadan önce önceki dosyaların derdestlik durumunun dikkatle incelenmesinin önem taşıdığını sıklıkla görmekteyiz.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında aynı taraflar arasında, aynı sebebe ve aynı talebe dayalı olarak daha önce açılmış ve halen görülmekte olan bir dava bulunması halinde, sonradan açılan dava dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilebilmektedir.
HMK m. 114/1-ı hükmü uyarınca, aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması bir dava şartıdır.
Buna bağlı olarak HMK m. 115/2 gereğince mahkeme, dava şartı eksikliğini tespit ettiğinde davanın usulden reddine karar vermektedir. Derdestlik, giderilebilir bir eksiklik olmadığından mahkemeler doğrudan ret kararı vermektedir.
Bu nedenle yeni bir boşanma davası açılmadan önce önceki dosyaların hukuki durumunun dikkatle incelenmesi gerekmektedir.
Taraflar arasında daha önce açılmış davaların feragat nedeniyle sona ermesi halinde durum farklı değerlendirilmektedir.
Feragat, HMK m. 311 uyarınca kesin hükmün sonuçlarını doğurmaktadır. Yargıtay uygulamalarında da feragat beyanının mahkemeye ulaşmasıyla birlikte davanın derdestlik niteliğini kaybettiği kabul edilmektedir.
Bu nedenle feragatle sonuçlanan ve hukuken sona ermiş davalar, kural olarak yeni açılacak boşanma davası bakımından derdestlik engeli oluşturmaz.
Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan biri, harç eksikliği nedeniyle usulden reddedilen ancak henüz kesinleşmeyen davalardır.
Harçlar Kanunu uyarınca gerekli harçlar yatırılmadığında yargısal işlemler ilerlememektedir. Ancak verilen ret kararının taraflara tebliğ edilmemesi veya kararın kesinleşmemesi halinde, önceki davanın halen derdest kabul edilmesi riski ortaya çıkabilmektedir.
Bu durum yeni açılacak davanın usulden reddedilmesine yol açabileceğinden, önceki dosyanın kesinleşme durumu mutlaka kontrol edilmelidir.
Yargıtay kararlarında dikkat çeken önemli istisnalardan biri, yeni davanın önceki davadan farklı vakıalara dayanması halidir.
Eğer yeni boşanma davası, önceki davanın açılmasından sonra meydana gelen yeni olaylara dayanıyorsa, derdestlik itirazının kabul edilmemesi mümkündür.
Örneğin taraflar arasında önceki davadan sonra gerçekleşen yeni olaylar, yeni deliller veya evlilik birliğini etkileyen farklı gelişmeler yeni davanın dayanağı olabilir.
Önceki ve sonraki davaların hukuki sebeplerinin farklı olması da derdestlik değerlendirmesinde önem taşımaktadır.
Örneğin önceki dava anlaşmalı boşanmaya dayanırken yeni dava evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayanıyorsa ve farklı vakıalar ileri sürülüyorsa, mahkemeler her somut olay özelinde ayrı değerlendirme yapmaktadır.
Bazı durumlarda önceki dava hakkında “açılmamış sayılmasına” karar verilmektedir.
Yargıtay’ın bazı kararlarında, bu tür davalarda karar kesinleşmese dahi belirli şartların gerçekleşmesiyle derdestliğin sona erebileceği kabul edilmektedir. Ancak her somut olayın kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Önceki boşanma davalarının yeni dava üzerindeki etkisi, özellikle usul hukuku bakımından dikkatle değerlendirilmelidir.
Feragat edilen davalar çoğu durumda derdestlik oluşturmazken, harç eksikliği nedeniyle usulden reddedilen ancak kesinleşmeyen davalar bakımından derdestlik riski devam edebilmektedir.
Bunun yanında yeni vakıalara dayanılması veya farklı hukuki sebepler ileri sürülmesi, yeni davanın esasının incelenmesini mümkün hale getirebilir.
Boşanma davalarında hak kaybı yaşanmaması adına, yeni dava açılmadan önce önceki dosyaların hukuki durumunun ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Vural & Keskin & Yıldırım Hukuk Bürosu olarak İzmir’de aile hukuku alanındaki güncel hukuki gelişmelere ilişkin bilgilendirme çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.
Randevu almak için hemen iletişime geçin. Uzman avukatlarımız size yardımcı olmak için hazır.
Bize Ulaşın