Aile Hukuku
4 Haziran 20267 dakika okuma

Süresiz Nafaka Kalktı mı? AYM Kararı Sonrası Nafaka Türleri ve Güncel Durum

Vural & Keskin & Yıldırım Hukuk Bürosu
Vural & Keskin & Yıldırım
Hukuk Bürosu
Süresiz Nafaka Kalktı mı? AYM Kararı Sonrası Nafaka Türleri ve Güncel Durum

Süresiz Nafaka Kalktı mı? AYM Kararı Sonrası Nafaka Türleri ve Güncel Hukuki Durum

Anayasa Mahkemesi'nin Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde düzenlenen yoksulluk nafakasına ilişkin verdiği iptal kararı, aile hukuku alanında son yılların en çok tartışılan gelişmelerinden biri olmuştur. Özellikle kamuoyunda "süresiz nafaka kaldırıldı mı?" sorusu sıkça gündeme gelirken, nafaka türlerinin kapsamı ve uygulama alanları da yeniden tartışılmaya başlanmıştır.

Bu yazıda, Anayasa Mahkemesi'nin yoksulluk nafakasına ilişkin kararını ve Türk hukukunda uygulanan nafaka türlerini birlikte değerlendiriyoruz.

Anayasa Mahkemesi Süresiz Nafakayı Kaldırdı mı?

Anayasa Mahkemesi, Antalya 12. Aile Mahkemesi tarafından yapılan başvuru üzerine, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan ve yoksulluk nafakasının süresiz olarak talep edilebilmesine imkan tanıyan düzenlemenin iptaline karar vermiştir.

Ancak bu kararın hemen yürürlüğe girmesi söz konusu değildir. Anayasa Mahkemesi, iptal hükmünün yürürlüğe girmesi için 9 aylık bir süre öngörmüştür.

Bu nedenle mevcut durumda yoksulluk nafakasına ilişkin yürürlükteki hükümler uygulanmaya devam etmektedir. Ayrıca kararın gerekçesi henüz yayımlanmadığından, yeni dönemde nafaka hukukunun nasıl şekilleneceği ve yasama organının nasıl bir düzenleme yapacağı da kesin olarak bilinmemektedir.

Dolayısıyla kamuoyunda yer alan bazı değerlendirmelerin aksine, yoksulluk nafakası bugün itibarıyla tamamen ortadan kalkmış değildir.

Türk Hukukunda Nafaka Türleri Nelerdir?

Yargıtay kararlarında nafaka türleri genel olarak;

  • Tedbir nafakası,

  • Yoksulluk nafakası,

  • İştirak nafakası,

  • Yardım nafakası

olmak üzere dört temel başlık altında değerlendirilmektedir.

Tedbir Nafakası

Tedbir nafakası, evlilik devam ederken veya boşanma davası görülürken eşlerin ve çocukların geçimini güvence altına almak amacıyla hükmedilen geçici nitelikteki nafakadır.

Boşanma davası açıldığında hakim, Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesi uyarınca tarafların talebi olmasa dahi eşlerin geçimi ve çocukların korunması için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.

Bunun yanında, boşanma davası açılmadan önce eşlerin ayrı yaşamaya başlaması halinde de belirli şartlar altında tedbir nafakasına hükmedilebilmektedir.

Yoksulluk Nafakası

Yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan eş lehine hükmedilen nafakadır.

Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi uyarınca, nafaka talep eden tarafın kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması gerekir. Ayrıca yoksulluk nafakası kendiliğinden hükmedilemez; mutlaka talep edilmesi gerekir.

Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı da doğrudan bu nafaka türüne ilişkindir.

Kararın yürürlüğe girmesinden sonra yoksulluk nafakasının süresi, sona erme şartları ve uygulanma biçimi konusunda yeni düzenlemeler yapılması gündeme gelebilecektir.

İştirak Nafakası

İştirak nafakası, boşanma sonrasında velayet kendisine verilmeyen ebeveynin müşterek çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılması amacıyla ödediği nafakadır.

Bu nafaka türü çocuğun hakkı niteliğindedir ve temel amacı çocuğun bakım, eğitim ve gelişim giderlerinin karşılanmasıdır.

Kural olarak iştirak nafakası, çocuğun ergin olmasına kadar devam etmektedir. Uygulamada ise çocuğum eğitim hayatının sona ermesine kadar devam etmektedir.

Yardım Nafakası

Yardım nafakası, aile bireylerinin yoksulluğa düşmesini önlemeye yönelik sosyal dayanışma yükümlülüğünün bir sonucudur.

Türk Medeni Kanunu'nun 364. maddesi uyarınca herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyuna, altsoyuna ve kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.

Ayrıca eğitim hayatı devam eden ergin çocuklar da belirli şartlar altında yardım nafakası talep edebilmektedir.

Nafaka Türlerinin Doğru Belirlenmesi Neden Önemlidir?

Yargıtay kararlarında, nafaka türünün doğru belirlenmesinin büyük önem taşıdığı vurgulanmaktadır.

Örneğin taraflar halen evliyken hükmedilen nafakanın yoksulluk nafakası olarak değil tedbir nafakası olarak değerlendirilmesi gerekir.

Benzer şekilde, eğitim hayatı devam eden ergin çocuğun talep ettiği nafaka iştirak nafakası değil, yardım nafakası niteliğindedir.

Bu nedenle her nafaka talebinin hukuki niteliğinin somut olayın özelliklerine göre ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.

Sonuç

Anayasa Mahkemesi'nin yoksulluk nafakasına ilişkin iptal kararı, aile hukuku alanında önemli değişikliklerin habercisi niteliğindedir. Ancak karar henüz yürürlüğe girmemiş olup mevcut mevzuat uygulanmaya devam etmektedir.

Türk hukukunda tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve yardım nafakası olmak üzere farklı amaçlara hizmet eden nafaka türleri bulunmaktadır. Bu nafaka türlerinin şartları, kapsamı ve sona erme halleri birbirinden farklıdır.

Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararının yayımlanması ve olası kanun değişiklikleri sonrasında nafaka hukukunun geleceği daha net şekilde ortaya çıkacaktır.

Vural & Keskin & Yıldırım Hukuk Bürosu olarak İzmir'de aile hukuku ve boşanma davalarına ilişkin güncel hukuki gelişmeleri paylaşmaya devam ediyoruz.

Etiketler:

aymkararıyoksulluknafakasısüresiznafaka

Bu yazıyı paylaşın:

Hukuki Danışmanlığa mı İhtiyacınız Var?

Randevu almak için hemen iletişime geçin. Uzman avukatlarımız size yardımcı olmak için hazır.

Bize Ulaşın
Süresiz Nafaka Kalktı mı? AYM Kararı Sonrası Nafaka Türleri ve Güncel Hukuki Durum