Ticaret Hukuku
5 Ocak 202610 dakika okuma

Faturaya; İtiraz Süreleri ve İade Faturalarının Hukuki Değerlendirmesi

Vural & Keskin & Yıldırım Hukuk Bürosu
Vural & Keskin & Yıldırım
Hukuk Bürosu
Faturaya; İtiraz Süreleri ve İade Faturalarının Hukuki Değerlendirmesi

Giriş

Ticari alım satım ilişkilerinde fatura, taraflar arasındaki borç ilişkisinin temel belgelerinden biridir. Faturaya süresinde itiraz edilip edilmemesi, faturanın ticari defterlere kaydedilmesi, malın tesliminin ispatı ve sonradan düzenlenen iade faturalarının hukuki sonuçları, uygulamada sıklıkla uyuşmazlığa konu olmaktadır.

Bu makalede; ticari uyuşmazlıklarda faturaya itiraz süresi, ticari defter kayıtlarının delil değeri ve iade faturalarının hukuki niteliği, yargı kararlarıyla şekillenen uygulama çerçevesinde ele alınmaktadır.


1. Faturaya Süresi İçinde İtiraz Edilmesinin Hukuki Sonuçları

Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca, faturayı alan tarafın faturanın kendisine ulaştığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itiraz etme hakkı bulunmaktadır. Bu süre içinde yapılan itiraz, faturanın kesinleşmesini engeller.

"Karşı dava açısından kabule göre ise; 8 gün içinde itiraza uğramayan faturalar içerik açısından kesinleştiğine ve bu faturalar davalı karşı davacı ticari kayıtlarında işlenip…" (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, T. 03.02.20200, 2020/635 E. 2016/8580 K.)Süresinde itiraz edilen faturalar, tek başına alacağın varlığını ispatlayan bir belge olarak kabul edilmez.

Süresinde itiraz edilen faturalar, tek başına alacağın varlığını ispatlayan bir belge olarak kabul edilmez.

Bu durumda, faturaya konu borç ilişkisinin varlığı ile malın teslim edildiğinin veya hizmetin ifa edildiğinin ayrıca ispatlanması gerekir.

Uygulamada, yalnızca fatura ve cari hesap dökümüne dayanılarak alacak talebinde bulunulması yeterli görülmemekte; teslimin sevk irsaliyesi, teslim tutanağı veya benzeri yazılı delillerle desteklenmesi aranmaktadır.


2. Faturaya İtiraz Edilmemesi ve Malın Teslimi Tartışması

Faturaya yasal süresi içinde itiraz edilmemesi, kural olarak fatura içeriğinin kabul edildiği anlamına gelir. Bu kabul, bedel ve miktar yönünden geçerlidir. Ancak bu durum, her hâlükârda malın fiilen teslim edildiğinin kesin olarak kabul edildiği anlamına gelmez.

Bu noktada, faturanın ticari defterlere kaydedilip kaydedilmediği belirleyici hâle gelmektedir.

Faturanın itirazsız şekilde ticari defterlere işlenmesi ve BA formları ile vergi dairesine bildirilmesi, yargı kararlarında malın teslim edildiğine dair güçlü bir karine olarak değerlendirilmektedir. Bu durumun varlığı hâlinde, “mal teslim edilmedi” savunmasının yazılı delillerle ispatlanması gerektiği kabul edilmektedir

Buna karşılık, faturaya itiraz edilmemiş olsa dahi faturanın ticari defterlerde kayıtlı olmaması hâlinde, malın teslim edildiğinin ayrıca ispatlanması gerekliliğine uygulamada karşılaşılmaktadır.


3. Ticari Defter Kayıtlarının Delil Değeri

Ticari uyuşmazlıklarda ticari defterler, önemli bir ispat aracıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin lehine delil olarak kabul edilebilmesi için; kanuna uygun tutulmuş olması, açılış ve kapanış onaylarının bulunması ve kayıtların tutarlı olması gerekir.

Tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olması ve kayıtların birbirini doğrulaması hâlinde, bu defterler kesin delil niteliği taşımaktadır.

 “davalı tarafından faturaların ticari defterlerine kaydedildiği, faturaya yasal süresinde itiraz edilmediği, davacının ticari defterlerine göre davalıdan takip tarihi itibariyle 11.127,78 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre davacıya takip tarihi itibariyle 11.127,78 TL borcu bulunduğu, davalının -- bildirimlerine göre takibe konu faturaların davalı tarafından ---bildirildiği, borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği " (İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 30.03.2021 T. 2018/677 E. 2021/400 K.)

Taraflardan birinin defterlerini ibraz etmemesi durumunda ise, diğer tarafın defter kayıtları lehine delil kabul edilmektedir.

Ayrıca BA/BS formlarıyla yapılan vergi bildirimlerinin uyumlu olması, ticari ilişkinin ve mal tesliminin varlığına ilişkin önemli bir destekleyici unsur olarak değerlendirilmektedir


4. Süresi Geçtikten Sonra Düzenlenen İade Faturalarının Hukuki Niteliği

Uygulamada sıkça karşılaşılan bir diğer uyuşmazlık konusu, faturaya süresi içinde itiraz edilmemesinden sonra düzenlenen iade faturalarıdır. Yargı kararlarında, süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşmiş bir faturaya karşı sonradan tek taraflı olarak düzenlenen iade faturalarının, borcu ortadan kaldıran veya alacağı tartışmalı hâle getiren bir işlem olmadığı kabul edilmektedir.

“Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, süre geçtikten sonra iade edilmesi veya ticari defterlere kaydedildikten sonra iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini kanıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir" (İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 07.02.2024 T., 2022/978 E., 2024/63 K.)

İade faturasının hukuki sonuç doğurabilmesi için, karşı tarafça kabul edilmesi ve ticari defterlere kaydedilmesi veya taraflar arasında iadeye ilişkin açık bir mutabakat bulunması gerekmektedir. Aksi hâlde, tek taraflı olarak düzenlenen iade faturaları alacak hakkını ortadan kaldırmamaktadır.


Sonuç ve Vural & Keskin & Yıldırım Hukuk Bürosu Değerlendirmesi

Ticari alım satım ilişkilerinde faturaya itiraz süresi, ticari defter kayıtları ve iade faturalarının hukuki niteliği birlikte değerlendirilmelidir. Faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi ve faturanın ticari defterlere işlenmesi hâlinde, sonradan ileri sürülen teslim itirazları ve tek taraflı iade faturaları kural olarak geçerli kabul edilmemektedir.

Bu nedenle şirketlerin, ticari belgelerini düzenli ve mevzuata uygun şekilde tutmaları; faturaları süresi içinde kontrol etmeleri ve uyuşmazlık doğmadan önce hukuki riskleri doğru şekilde yönetmeleri büyük önem taşımaktadır.

Vural & Keskin & Yıldırım Hukuk Bürosu, ticari alım satım ilişkilerinden kaynaklanan alacak uyuşmazlıkları, fatura ihtilafları ve ticari defter incelemelerine ilişkin davalarda müvekkillerine profesyonel hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

 

Etiketler:

faturafaturayaitirazticarethukukuizmiravukat

Bu yazıyı paylaşın:

Hukuki Danışmanlığa mı İhtiyacınız Var?

Randevu almak için hemen iletişime geçin. Uzman avukatlarımız size yardımcı olmak için hazır.

Bize Ulaşın
Ticari Alım Satım İlişkilerinde Fatura, İtiraz Süreleri ve İade Faturalarının Hukuki Değerlendirmesi